Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
[x]

deviantART

 
About Me Member General Poet xxxPoseidoNxxxMale/Turkey Recent Activity Deviant for 4 Years
Needs Premium Membership
Statistics 38 Deviations
3,380 Comments
13,869 Pageviews

Namus Oyunları/TEMPS D'IMAGES garajistanb

Sat Nov 21, 2009, 5:53 AM
Namus Oyunları Festivali 18-27 Kasım tarihleri arasında garajistanbul'da

Kasım ayında garajistanbul'da yine Namus Oyunları oynanıyor.

2002 yılında Fransız televizyon kanalı ARTE ve La Ferme du Buisson tarafından başlatılan, gösteri sanatları ile imaj arasındaki ilişkiye odaklanarak yeni sanatsal formlar ve işbirlikleri yaratmayı hedefleyen disiplinlerarası TEMPS D’IMAGES (görüntü zamanı;) projesi, garajistanbul’un katılımıyla kendi sınırlarını aştı. Bugün, Avrupa’da 10 ülke, Belçika, Estonya, Fransa, Almanya, Polonya, Italya, Portekiz, Romanya, Macaristan ve Türkiye’den 11 kültür kurumunun ortak olduğu proje, sanatçıların, sanatsal üretimin ve dolaşımın desteklendiği, deneyimlerin, fikirlerin ve sanatsal araştırmaların paylaşıldığı aktif bir platforma dönüştü.

Bu ortak amaçlar etrafında bir araya gelen kurumlar, her yıl programını kendi oluşturduğu TEMPS D’IMAGES festivalini düzenliyor. Festivalde yıl boyunca gerçekleştirilen ortak yapımlar, ‘şantiye' adıyla araştırmalar, dans, tiyatro, müzik gösterileri, yerleştirmeler, film gösterimleri, atölye çalışmaları, konferans ve seminerler yer alıyor.

Festivaldeki gösteriler, video ya da multimedya görüntüyü dramaturjik unsur olarak kullanarak sahne ile filme çekilen görüntü, gerçek karakterlerle tasarlanan görüntüler geçmiş ya da gelecek arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Sanatçıların yaratıcılıklarını ve görünürlük kazanmalarını destekleyen festival, yeni sanatsal biçimlerin araştırılmasını, üretilmesini, sahnelenmesini, dolaşımını amaçlayan garajistanbul'da bilindik tanımların yeniden tartışılacağı bir platforma dönüşecek.

ARTE

Bir Avrupa televizyonu performans sanatlarına ilgi gösterirse, ortaya çıkan sonuç TEMPS D’IMAGES olur. ARTE’nin Kültürel Etkinlikler Bölümü, sanatçıları farklı kitlelere seslenmeleri ve farklı toplumsal ve kültürel kesimlerden insanları da içine alan melez ürünler üretmeleri için yıllardır teşvik etmektedir. ARTE, TV ekranınının ötesine çoktan geçmiştir.

La Ferme du Buisson (Scène nationale de Marne-La-Vallée, Noisiel, Fransa)

19. yüzyıldan kalma eski bir sanayi kompleksi. La Ferme du Buisson, bugün sanatın üretimi ve yayılması için uluslararası bir mekâna dönüşmüş durumda. La Ferme du Buisson’da yıl boyunca düzenlenen tipik etkinlikler arasında “Çiftlikte Hafta Sonları” ve “Garip Geceler” de yer alıyor. Böylece çok çeşitli toplumsal ve kültürel kesimlerden izleyicilere, o bölgede yaşayan sanatçıların eserlerini keşfetme fırsatı sunuyor.

Les Halles de Schaerbeek (Brüksel, Belçika)

Brüksel’in sanat haritasında özel bir yere sahip olan Les Halles, çok-disiplinli bir projenin hayata geçmesini sağlıyor: çağdaş sirk, en yenilikçi biçimiyle tiyatro, müzik, edebiyat ve politika etkinlikleri.

Romaeuropa Festivali (Roma, İtalya)

Uluslararası bir çağdaş sanat etkinliği olan ve her yıl düzenlenen Romaeuropa Festivali’nde, Roma’da saygın mekânlarda dans, müzik ve tiyatro gösterileri yapılıyor.


Duplacena (Lizbon, Portekiz)

Duplacena, TV-radyo yayıncılığı, performans sanatları, festival ve sergiler düzenleme alanlarında disiplinlerarası bir yaklaşımla faaliyet gösteren bir performans sanatları ve işitsel-görsel yapım şirketidir. Ulusal kültürel gelişmede aktif rol oynayan şirket, Lizbon’da çeşitli kültür mekânlarında prodüksiyon ve yayıncılık alanlarında ortak çalışmalar da yapmaktadır.

tanzhaus nrw (Düsseldorf, Almanya)

Düsseldorf’un eski bir tramvay deposunda bulunan bu mekân, bütün biçimleriyle çağdaş dansa ayrılmıştır. Yıl boyunca amatörler ve profesyoneller için çok sayıda kurs düzenlenmektedir. Uluslararası toplulukların eserleri ve Alman koreografların yeni yapımları mekânda sahnelenmektedir.

Trafó (Budapeşte, Macaristan)

Bir performans sanatları mabedi olan Trafó gerek disiplinler arasındaki gerekse ülkeler arasındaki sınırları silmekte, deneme ve yenilikler için fırsatlar sunmaktadır.

CSW Zamek Ujazdowski (Varşova, Polonya)

Ujazdowski Şatosu, bütün çağdaş sanat türlerinde etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır ve şatonun mimarisini yansıtan bir artistik çizgiyi benimsemektedir.

Von Krahli Teater (Tallinn, Estonya)

1998’den beri tiyatroya yönelik çağdaş bir yaklaşım taşıyan ve çok çeşitli sanat disiplinlerine açık olan Von Krahli Teater, Kultuurikatel’le birlikte TEMPS ağı içinde TEMPS D’IMAGES’da yer almaktadır. 2007’den beri bu ağın üyesidir.

ArtLink (Bükreş, Romanya)

Bağımsız bir kültür örgütü, genç yapımcılara yönelik ve çok-disiplinli bir sanat platformu olan ArtLink, Romanya’da alternatif sanatsal ifade formlarını geliştirmek amacıyla sanatçılara lojistik ve finansal destek sağlamakta ve uluslararası kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

garajistanbul (İstanbul, Türkiye)

İstanbul’un merkezinde yeraltında, eski bir servis garajında Ocak 2007’de açılan çok-disiplinli bu sanat kurumu, yerli ve yabancı sanatçılar için benzersiz bir sanat mekânı sunmaktadır.

Usine C (Montreal, Kanada)

Eski bir sanayi alanı bugün, sanatın üretimi ve yayılmasına yönelik hizmet veren uluslararası, modüler ve çok-disiplinli bir merkeze dönüşmüştür.


Bugün yaşadığım, bir metropol, bir dünya kenti olan İstanbul'da, demokrasi ile yönetilen, dünyanın gözünün üzerinde olduğu çağdaş Türkiye'de, doğusu batısı güneyi kuzeyi fark etmiyor her bir köşesinde, hala töreden, namus cinayetlerinden konuşuyorsak, "Kadına yönelik şiddet " alışıldık, sıradan, gündelik yaşamımıza, dilimize yerleşmişse, evlat, kardeş, anne, abla, eş olan kadın;
kısa giydi uzun giydi, yan baktı, bakmadı, istedi istemedi, yaptı yapmadı, konuştu konuşmadı,
sustu susmadı diye yemeklerine fare zehiri konuyorsa, kendilerini öldürsün, erkek evlatları ceza almasın diye anneleri kapılarında bekliyorsa, erkekler kadınları öldürmekle yetinmeyip, bedenlerini ezme, paramparça etme, şiddetin sınırlarını zorlama güdüsünü hala taşıyabiliyorlarsa, her gün gazeteleri açtığımızda - 3. sayfası kalmadı- her sayfadan töre, namus, geçimsizlik, kıskançlık v.s adı altında kadına yönelik şiddet haberleri fışkırıyorsa, televizyonu açtığımda şiddete, kadın ve şiddet haberlerine artık tahammül edemiyorsam, yaşadığım şehrin orta yerinde genç kızların bedenleri paramparça çö;plerden toplanıyorsa, katilleri aylarca bulunamıyorsa, saklanıyorsa, bu ülkenin mal mülk, köşe koltuk edinmişlerinden başlayarak koca koca adamları cocukları, torunları yaşlarındaki kız çoçuklarını, gencecik kızları alıyor, evleniyor, taciz ediyor ve biz bunlara her gün magazin basınında şahit oluyor, seyirci kalıyorsak, bu ülkenin gelmiş, geçmiş, gelecek iktidar olan yönetimleri gereklilikleri yerine getirmiyorlar, bir değişim dönüşüm sağlayamıyorlarsa, değiştirmeye dönüştürmeye çalışanların önünü açmak bir yana, tı;pkı çağdaş yaşamı destekleme derneği örneğinde olduğu gibi onbeşbin kız öğrenciye soruşturma açıyorlarsa, kadın sığınma evleri açmak yerine, kapıyorlarsa, iktidara karşı politikalar ürettiklerini düşündüklerimizin, herşeyi aracı kıldıkları gibi ‘kadın var oluşunu' da kendi iktidar yolculuklarında aracı kıldıklarını, alet ettiklerini görüyorsak, kadın üzerine ürettiğimiz işler aracılığı ile dünya üzerinde hareket ederken topladığım edindiğim bilgiler üzerinden hala bizden daha kötüler, bizden daha iyiler üzerinden hissiyata kapılıyorsam, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım bir yanda garajistanbul mekanının oluşumunun fikir anası, kurucusu bir kadın olarak, oyuncu, yönetmen yönetici şapkalarımla, kişisel tarihimin bilgilerinin farkındalığı ve şişkinliği ile, bir kadın olarak sadece var olabilmek bile artı bir çaba gerektiriyorsa, ben kendi küçük dairemde dahi okumuş, yazmış, çizmiş, düşünen insanlardan kadına ve üzerine üretilen işlere "yine mi kadın meselesi" cümlelerini duyuyorsam, destek ararken koca kurumların koca yöneticilerinin daha “kadın temalı bir iş...” derken nasıl kaçtıklarına şahitlik ediyorsam, komşuda, markette, trafikte, sokakta, televizyonda, gazetede, işte, doğranmam, tecavüze uğramam, dayak yemem gerekmiyor,
ruhumun paramparça olduğunu hissediyorum, buna katlanamıyorum.
Bu şiddete başımı eğemem, gözümü kapayamam, duvarlarımı öremem.
Ben bir kadınım. Sahip olduğum şapkalarımla, oyuncu olarak, yönetmen olarak, yönetici olarak,
tüm olanaklarımla, elimin uzandığı, gücümün yettiği yere kadar, önce kendi bahçemden başlayarak, “ne yapabilirim?” sorusunun cevabını arıyorum.
Namus oyunları, garajistanbul'da 2.yılında,
ihtiyaçtan!

Övül Avkıran

  • Mood: Joy

deviantID

No deviantID yet.

Devious Info

  • Favourite game: Life
  • Favourite cartoon character: Kenny (Southpark)
  • Personal Quote: Beni Oldurmeyen Sey Beni Guclendirir

deviantART Community Board

[x]

Comments


Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner
Hidden by Owner

Site Map